“`html
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan Önemli Açıklamalar
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CNN Türk ekranlarında ülke gündemini değerlendirdi. Yılmaz, ”Enflasyon, vatandaşlarımızın en büyük sorunlarından biri. Bu nedenle önceliğimiz enflasyonu azaltmaktır.” ifadelerini kullandı.
Mahalli İdarelerin Yatırımları Yetersiz
Su, yaşamın temel unsurlarından biridir ve iklim değişikliği ile birlikte bu önemi daha da artmıştır. Tüketim oranları yükselmektedir. Öte yandan, su tüketiminin %80’inin tarım sektöründe gerçekleştirildiğini belirtmek gerekir. Su havzalarındaki su miktarında tarımsal üretim dönemsel olarak büyük rol oynamaktadır. Devlet Su İşleri (DSİ), baraj inşaatlarıyla suyu şehirlere taşımaktadır; ancak bu süreçte şehir içindeki kayıp ve kaçak oranları ciddi boyutlardadır. Şebeke bakım ve onarım çalışmaları, her şehirde göz önünde bulundurulması gereken kritik bir noktadır. Şimdi sorulması gereken, hangi miktarda suyu şebekeye aktarıyoruz ve hangi miktarı hanelere ulaştırıyoruz? Bu bağlamda yerel yönetimlerin önemli sorumlulukları bulunmaktadır.
Yerel yönetimlerin yatırım konusundaki harcamaları ise son dönemde dikkat çekici bir şekilde azalmıştır. Belediyelere bütçeden ayrılan destek oranı %8.8 seviyesindedir. Bunun yanında kendi kaynaklarını yaratmaları da mümkündür. Burada yönetim kalitesi büyük önem taşır; kaynaklar uygun şekilde yönetilmezse sürdürülebilirlik sağlanamaz. Örneğin, Ankara’da yaşanan bir olayı hatırlatmam gerek; Belediye Başkanı, yeterli bakım yapılmadığı için altyapı borularının çatladığını ifade etti. Her siyasi partiden tüm belediyelerin yatırımlarına dikkat etmesi gerekiyor.
Özellikle kıyı bölgelerimizde deniz suyu arıtma tekniklerine daha fazla eğilim göstermeliyiz. Su konusundaki stratejik yaklaşımımızı güçlendirmeliyiz.
Yerel Yönetim Reform İhtiyacı
Eğer bu kadar yolsuzluk tartışması varsa, ortada bir sorun olduğu anlamına gelir. Sürekli tartışma merkezi haline gelen bir konu, mutlaka düzenleme gerektirir. Belediyelerin asli görevlerine odaklanmaları lazım. Vatandaşların beklentisi, çöplerin toplanması ve yolların düzenli tutulmasıdır. Eğer bir belediye bu konularla ilgilenmiyorsa, burada bir düzensizlik ve kaynaksızlık söz konusudur. Yerel yönetimlerin karar alırken ana misyonlarına yönelmeleri gerekiyor ki, etkinlikleri artsın. Bu kuralları siyasi ayrım gözetmeksizin uygulamaya almalıyız; mevcut durum, hiçbirimizin hoşnut olduğu bir tablo değil.
Ekonomik Faiz İndirim Süreci
Faiz oranlarının düşmesi ekonomimiz açısından büyük bir önem taşımaktadır. Şu anda bir faiz indirim döngüsüne girmiş durumdayız. Merkez Bankası, enflasyon eğilimlerine dayanarak kararlarını alıyor. Bir yıl sonra bu temaların gündemimizde daha az yer alacağına inanıyorum. Genel ekonomik miktar politikası çerçevesini ihmal etmeden KOBİ’ler ve reel sektöre destek vermeye devam edeceğiz. İhracatçılarımıza kredi sağlıyor, KOBİ’lerimizi destekliyoruz. Belirli prensipler çerçevesinde reel destekler sunmaya kararlıyız. Kur korumalı mevduatı kısmen tamamladık ve buradan faydayı sağladık. Reel sektörde istihdamı sürdüren KOBİ’lere kredi desteği sunmaya devam edeceğiz. İş dünyasıyla sürekli diyalog halindeyiz. Özellikle emek yoğun sektörlerde mevcut sorunları çözmek için gerekli tedbirleri alıyoruz.
Kamu-Özel İş Birliği Meseleleri
Büyük resmi değerlendirdiğimde, daha fazla köprü, yol, havalimanı ve hastane yapılmış olmasını dilerdim. Mevcut maliyetlerle bu projeleri gerçekleştirmek oldukça zor. Muhalefet, bu projelerin yalnızca mali boyutunu sorguluyor; ancak ekonomik ve sosyal etkilerini de değerlendirmek gerekir. Eğer bu projelerin gerçekleştirilmemesi durumunda, toplumun yüksek refah seviyesine ulaşması mümkün olmayacaktı. Pandemi döneminde hastanelerimizin yetersizliği büyük bir bedel ödetebilirdi. Gelişmekte olan bir ülke olarak, sadece bütçedeki para ile sınırlı kalamayız. Muhalefet, kamu-özel iş birliğine karşı olumsuz bir algı yaratmaya çalışsa da, bu konuda hemfikir değilim.
Kamuda Tasarruf İmkanları
Kamu bünyesinde personel harcamalarından tasarruf etmek mümkün değildir. Tasarruf yapılabilecek kalemler olabileceği gibi, olamayacak olanlar da vardır. En büyük tasarruf, kaynakların verimli kullanılmasından geçer. İlk defa bir izleme sistemi oluşturarak, 10 yıl içindeki harcama denetimlerinde kayda değer bir düşüş sağladık. Bu durumu dikkatle takip etmeye devam edeceğiz. Tasarruf, toplum olarak dikkat etmemiz gereken bir unsurdur.
Türkiye’nin Borç Durumu
Şu anda Türkiye, dünyadaki en az borçlu ülkelerden biridir. Kamu borç oranımız ve hane halkı ile şirketlerin borç düzeyleri oldukça düşüktür. Türkiye’deki kişi başı borç stoku 3,753 dolar iken, İngiltere’de bu rakam 5,200 dolar, ABD’de ise 105,000 dolara kadar çıkmaktadır. Her yeni doğan çocuk, bu kadar borçla dünyaya gelecek mi? Borcun GSYİH oranı, en düşük seviyelerden birindeyiz ve Merkez Bankası rezervimiz 185 milyar dolardır.
Altın Üzerinden Kıyaslamaların Anlamsızlığı
Altın son zamanlarda dünya genelinde önemli ölçüde artan bir değer kazandı. Ancak, satın alma gücünü yalnızca altın üzerinden değerlendirmek mantıksızdır. Örneğin, ABD’de altın cinsinden asgari ücret düşüşü %87, Fransa’da %83, İspanya’da %80 seviyesindedir; Türkiye’de bu oran %61’dir. Bu derece spekülatif bir ölçümle, ekonomik gerçekler olumsuz bir şekilde manipüle edilmektedir. Bugün, 20 yıl önceki motorin ya da pirinç alım gücümüze bakarak kıyas yapmak daha anlamlıdır. Genel olarak birçok ürün grubunda alım gücümüzü artırmakta olduğumuzu söyleyebilirim. Altın üzerinden hesap yapma çabası, popülist bir yaklaşımdan ibarettir.
Türkiye Yüksek Gelirli Ülkeler Sıralamasına Girmeye Hazır
Dünya Bankası, ülkeleri 4 kategoriye ayırmakta. İlk defa 2025 yılında Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler ligine gireceği öngörülüyor. AK Parti iktidara geldiğinde Türkiye, alt gelirli ülkeler arasında yer alıyordu. Bu gelişme, yalnızca rakamsal bir değişiklik değil; kapsamlı bir dönüşüm sürecidir. AB’de kişi başına ortalama gelir 100 ise, geçmişte bu rakam 30 civarındaydı; bugün 70 seviyesine gelinmiştir. Avrupa’daki ortalamanın %100’üne ulaşmak için daha fazla çaba gösterilmesi gerekiyor. Bu hedefe ulaşacağımıza inanıyorum; çünkü 22 yıllık deneyimimiz ve güçlü liderliğimiz var. Zor zamanlarda liderliğin önemi daha da fazla hissedilmektedir.
Burada kritik olan nokta, büyüme yapısını belirlemektir. Büyümeyi tüketim yerine yatırım üzerinden sağlamayı hedefliyoruz. Bu, dezenflasyonist bir büyüme yaklaşımıdır ve istihdamı da göz önünde bulunduruyor. Kadın ve genç istihdamı, istihdam politikasında büyük önem taşımaktadır. AK Parti iktidarı boyunca kadın istihdamında önemli bir artış sağlandı; ancak daha alınacak birçok yol var.
“`