İstanbul Bilgi Üniversitesi tarafından yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen “Türkiye’de NEET Gençler: Profil ve İyi Olma Hali Araştırması” projesinin ilk bulguları kamuoyuyla paylaşıldı. NEET (eğitimde ve istihdamda değil) olarak adlandırılan gençlerin profiline ışık tutan araştırma, Türkiye’deki gençlerin ekonomik, sosyal ve psikolojik durumunu detaylı bir şekilde ele alıyor.
KADINLARIN NEET OLMA RİSKİ 2,5 KAT DAHA FAZLA
Araştırmanın saha çalışması 10 Mayıs – 2 Haziran 2025 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Türkiye genelinde 29 ilde 18-29 yaş aralığındaki 2 bin 403 gençle yüz yüze görüşülerek yapılan çalışmada elde edilen bulgulara göre gençlerin yüzde 54’ü işgücü piyasasının dışında kalmaktadır. Erkekler arasında bu oran yüzde 63 iken kadınlarda yüzde 28’e düşmektedir. Kadınların NEET olma olasılığı erkeklerden 2,5 kat daha fazladır. Kadınların işe girememelerinin başlıca nedeni ev içi bakım yüküdür. Çalışmayan kadınların yüzde 29,2’si aile sorumlulukları nedeniyle iş hayatına katılamadığını belirtmektedir.

TANIDIK ARACILIĞIYLA İŞ BULMA KURALI, LİYAKAT İSTİSNA
Araştırma, gençlerin iş bulma süreçlerinde resmi kanalların etkisiz olduğunu göstermektedir. Çalışan gençlerin yüzde 63’ü işlerini tanıdık aracılığıyla bulmuştur. Ancak resmi kanalların, İŞKUR, belediye istihdam ofisleri ve üniversite kariyer merkezlerinin payı yalnızca yüzde 2-3 düzeyindedir. Gençlerin yüzde 85’i mikro veya küçük işletmelerde çalışmaktadır ve genellikle hizmet sektörlerinde, özellikle mağaza, kafe ve restoranlarda çalışmaktadır. Bu işletmelerde çalışma koşulları ağır olup gençlerin yüzde 58’i günde 9 saatten fazla, yüzde 66’sı ise haftada 6 gün çalışmaktadır. Gelir düzeyleri genellikle düşüktür. Gençlerin üçte biri ayda 9 bin TL’nin altında gelir elde ederken yüzde 65’i 27 bin TL’nin altında gelir elde etmektedir.
BORÇ, UMUTSUZLUK VE GELECEK KAYGISI YAYGIN
Yetersiz gelir, gençleri borç batağına sürüklüyor. Çalışan gençlerin yalnızca yüzde 8,2’si borçsuzdur. Gençlerin yüzde 40’ı kredi kartı, yüzde 25’i taksitli borç ve yüzde 19’u ihtiyaç kredisi borcu taşımaktadır. Katılımcıların yüzde 92’si elde ettikleri paranın ihtiyaçlarını karşılamadığını belirtiyor. Bu durum gençler arasında “göreli yoksunluk” ve “gelecek kaygısı” hissini doğuruyor. Her on gençten altısı mevcut durumlarından memnun olmadığını ifade ederken sadece yüzde 6’sı “çok memnunum” demektedir.
EĞİTİM UMUDU DA ZAYIF, GÖZLER YURTDIŞINDA
Gençlerin eğitime ve liyakata olan güveni zayıftır. Katılımcıların sadece yüzde 36’sı aldıkları eğitimin kendilerine iyi bir iş sağlayacağına inanmaktadır. Yükseköğretim mezunları arasında dahi umutsuzluk yaygındır. Bu durum, gençlerin yüzde 68’inin daha iyi iş imkanları için yurtdışına gitmeyi istemesine neden olmaktadır. En çok tercih edilen ülkeler Almanya (%23,5), ABD (%13,7) ve İngiltere (%6,8) olarak belirlenmiştir.

PSİKOLOJİK TÜKENMİŞLİK ARTIYOR
Araştırma, gençlerin psikososyal durumunu ele alırken alarm verici sonuçlar ortaya koymuştur. Katılımcıların üçte biri sık sık yorgun hissettiğini, yüzde 29’u mutsuz veya sıkıntılı olduğunu, yüzde 26’sı ise sorunlarıyla baş edemediğini ifade etmektedir. Özellikle işsiz gençler arasında yorgunluk, umutsuzluk ve tükenmişlik hissi belirgindir. Araştırmaya katılan gençler, iş bulamama, düşük ücretler, ev içi sorumluluklar ve sürekli sınav hazırlığı nedeniyle hayatlarının askıda kaldığını söylemektedir.
AZ ÇABAYA HINÇ…
Araştırmada gençlerin toplumsal adalet algıları, eşitsizliklere yönelik hınç eğilimleri incelenmiştir. Gençlerin yüzde 91’i, “Daha az çaba sarf etmelerine rağmen benden daha iyi bir hayat yaşayan insanlar var” söyleyerek hınç eğilimine sahiptir. Gençlerin büyük çoğunluğu, daha az çaba harcayarak daha iyi konuma gelen kişilere olan tepkilerinde yüksek düzeyde hemfikirdir.